Meteen naar de content
Dünya Sağlık Örgütü Uyarıyor: Demineralize Su Vücudunuzdan Ne Çalıyor?

Dünya Sağlık Örgütü Uyarıyor: Demineralize Su Vücudunuzdan Ne Çalıyor?

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), yıllardır yayımladığı raporlarda kritik bir konuya dikkat çekmektedir: İçindeki mineralleri tamamen alınmış, yani demineralize edilmiş suların tüketimi insan sağlığı için ciddi riskler taşımaktadır.

Klasik arıtma sistemlerinde ve hazır suların üretilmesi teknolojilerinde kullanılan agresif arıtma yöntemleri, sudaki kirleticileri temizlerken kalsiyum, magnezyum ve potasyum gibi hayati mineralleri de sudan tamamen ayırmaktadır.

WHO raporlarında vurgulanan en temel risk, bu suyun vücuda girdiğinde yarattığı mineral çalınması etkisidir. Demineralize su, vücuttaki elektrolit dengesini bozmamak için girdiği dokulardan, kandan ve hatta kemiklerden ihtiyaç duyduğu mineralleri çekmeye başlamaktadır. Bu durum, uzun vadede kardiyovasküler hastalık risklerinde artışa, kas kramplarına ve hücresel düzeyde mineral yetersizliğine yol açabilmektedir.

Gıdalardaki mineral yoğunluğunun son 80 yılda ciddi oranda azaldığı göz önüne alındığında, suyun içindeki minerallerin önemi daha da artmaktadır. Sudaki kalsiyum ve magnezyum gibi mineraller iyonik formda bulunmaktadır. Bu durum, gıdalardaki minerallere kıyasla suda bulunan minerallerin bağırsaklarda çok daha hızlı ve yüksek bir oranla emilmesini, yani yüksek biyoyararlanım sağlamasını mümkün kılmaktadır.

Demineralize su tüketildiğinde vücut, metabolik faaliyetlerini sürdürebilmek için kendi stoklarını harcamak zorunda kalır. Bu da biyolojik bütçe üzerinde gereksiz bir baskı yaratarak vücudun savunma ve onarım mekanizmalarına ayıracağı enerjiyi mineral dengesini korumaya harcamasına neden olmaktadır.

Pek çok kullanıcı, mineralleri alınmış yumuşak suların daha lezzetli olduğunu düşünmektedir. Ancak bu, büyük oranda duyusal bir adaptasyon sonucudur. Uzun süre demineralize edilmiş, kimyasal olarak müdahale edilmiş pH değerine sahip suları tüketen bireylerin damak tadı bu boş sıvıya alışmaktadır. Doğal mineraller suya bir gövde ve alkali bir karakter kazandırmaktadır. Bu zenginliğe yabancılaşmış reseptörler için mineralli sular başlangıçta acı veya ağır gelebilmektedir. Oysa algılanan bu sertlik, suyun kalitesizliğini değil, biyolojik değerini temsil etmektedir.

Mineralleri Koruyan Seçici Arındırma: Sterilisa Water Teknolojisi

Su güvenliğinde esas yaklaşım, suyu kirleticilerden arındırırken mineral yapısını korumayı esas almaktadır. Sterilisa Water, özel 8 katmanlı filtre yapısı ve Darbeli Işık Teknolojisi sayesinde Seçici Arındırma prensibini uygulamaktadır.

  • Kirleticilerin Uzaklaştırılması: Klor, klorlu bileşenler, ağır metaller ve diğer kirleticiler cihaz içerisinde bulunan 8 katmanlı filtre ile sudan uzaklaştırılmaktadır.
  • Patojen Eliminasyonu: Virüs ve bakteri gibi mikrobiyolojik tehditleri DNA ve RNA yapılarını bozarak su akışı ile eş zamanlı etkisiz hale getirmektedir.
  • Mineral Koruma: Suyun kimyasal yapısına ve içinde doğal olarak bulunan değerli minerallere dokunmamaktadır.

Kaynakça:

  • World Health Organization (WHO). Nutrients in Drinking Water. Water, Sanitation and Health Protection of the Human Environment.
  • Kozisek, F. (2005). Health risks from drinking demineralised water. Nutrients in drinking water1(1), 148-163.
  • Straub, R. H. (2015). The origin of chronic inflammatory systemic diseases and their sequelae. Academic Press.
Winkelwagen 0

Uw winkelwagen is momenteel leeg.

Begin met winkelen