İçeriğe atla
İçme Suyunda Mineral Profilinin Bilimsel Analizi: Gerçek Su Nasıl Olmalıdır?

İçme Suyunda Mineral Profilinin Bilimsel Analizi: Gerçek Su Nasıl Olmalıdır?

Doğal bir içme suyunun içinde, kaynağının jeolojik yapısına bağlı olarak 50'den fazla çeşitte element bulunmaktadır. İnsan fizyolojisi ancak bu zengin elementel matris ile hücresel düzeyde beslenebilmektedir.

Günümüzde damacana suları ve klasik ters ozmoz arıtma sistemleri, suyun tadını tüketiciye daha yumuşak hissettirmek amacıyla sudaki makro ve mikro tüm elementleri filtreleyerek suyu <100 ppm seviyelerinin altına düşürmekte ve suyu ölü su formuna indirgemektedir

Sadece ticari bir lezzet kaygısıyla uygulanan bu demineralizasyon işlemi, insan biyolojisine aykırıdır. İçme suyunun insan vücuduna sağlaması gereken fizyolojik katkı, içerdiği zengin mineral profili ile doğrudan ilişkilidir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) başta olmak üzere bütün uluslararası sağlık otoriteleri ve tıp dünyası, içme sularındaki ideal mineral yoğunluğunun 200 ile 500 ppm aralığında olması gerektiğini bildirmektedir.

İnsan vücudunun ihtiyaç duyduğu ve içme suyundan takviye etmesi gereken elementlerden bazıları aşağıda açıklanmıştır:


Kalsiyum (Ca): Kemik ve diş mineralizasyonunun temel yapı taşıdır. Aynı zamanda kas
kasılmaları, kan pıhtılaşması ve sinir sinyallerinin iletiminde mutlak bir gerekliliktir.


Magnezyum (Mg): Vücutta 300'den fazla enzimatik reaksiyonda katalizör (hızlandırıcı)
olarak görev almaktadır. Kalp ritminin düzenlenmesi, enerji üretimi (ATP sentezi) ve
hücresel stresin azaltılmasında kritik rol oynamaktadır.


Sodyum (Na): Hücre dışı sıvı dengesinin korunmasında ve kan basıncının regülasyonunda temel elektrolittir.


Potasyum (K): Hücre içi sıvı dengesinin sağlanmasında, kalp kasının düzenli
çalışmasında ve sinir iletiminde sodyum ile birlikte çalışan dengeleyici bir moleküldür.


Bikarbonat (HCO3): Vücudun asit-baz (pH) dengesini koruyan en önemli hücresel
tamponlayıcıdır. Kanın ideal pH seviyesinde kalmasını ve metabolik asidozun önlenmesini
sağlamaktadır.


Sülfat (SO4): Karaciğerin detoksifikasyon (toksinlerden arınma) süreçlerinde ve kıkırdak
dokusunun sentezinde aktif rol oynamaktadır.


Silisyum / Silika (Si): Kolajen üretimini tetikleyerek cilt, saç, tırnak ve damar çeperlerinin
esnekliğini artırmakta; kalsiyumun kemik dokusuna entegrasyonunu hızlandırmaktadır.


Çinko (Zn): Bağışıklık sisteminin normal fonksiyonunda, yara iyileşmesinde ve hücresel
onarım (DNA/RNA sentezi) süreçlerinde doğrudan görev almaktadır.


Demir (Fe): Kırmızı kan hücrelerinde oksijen taşıyan hemoglobin proteininin temel bileşenidir.


İyot (I): Tiroid bezinin normal fonksiyonu ve tiroid hormonlarının (T3 ve T4) sentezlenmesi için zorunlu bir elementtir.


Selenyum (Se): Vücudun en güçlü doğal antioksidan savunma mekanizmalarından birini
oluşturarak hücresel yaşlanmayı ve DNA hasarını yavaşlatmaktadır.


Manganez (Mn): Kemik oluşumu, kan şekeri regülasyonu ve serbest radikallere karşı
hücresel savunma enzimlerinin (SOD) aktivasyonunda rol oynamaktadır.


Molibden (Mo): Vücuttaki sülfitlerin ve çeşitli hücresel toksinlerin parçalanarak
böbreklerden atılmasını sağlayan spesifik enzimlerin yapı taşıdır.

Sterilisa Water Su Arıtma ve Dezenfeksiyon Cihazı, suyu zararlı mikroorganizmalardan ve kimyasallardan arındırırken, suyun mineral profilini bozan hiçbir demineralizasyon teknolojisi kullanmamaktadır. Sterilisa’nın arıtma sağlayan filtreleri, doğal suyun 200-500 ppm aralığındaki hayati element matrisini kusursuz bir şekilde korumak üzere özel olarak tasarlanmıştır.


Uzun yıllar boyunca <100 ppm değerindeki ölü suları tüketen bireyler, ideal mineral dengesine sahip gerçek bir suyu ilk kez yudumladıklarında tadını genellikle sert veya ağır olarak tanımlamaktadır. Bu durum suyun kalitesiyle değil, dildeki tat reseptörlerinin adaptasyonu ile ilgilidir.

Demineralize suların yapay yumuşaklığına alışan tat tomurcukları, zengin mineral iyonlarıyla karşılaştığında yoğun bir uyarım yaşamaktadır. Ancak dildeki tat reseptörleri ortalama 30 gün içerisinde kendilerini yenileme özelliğine sahiptir. Mineral profili korunan Sterilisa suyu tüketilmeye devam edildikçe, bu reseptörler doğal element dengesine hızla uyum sağlamakta ve birkaç hafta içinde suyun tadı ferahlatıcı ve lezzetli bir karaktere bürünmektedir.


Kaynakça:
• World Health Organization (WHO). (2005). Nutrients in Drinking Water.
• Kozisek, F. (2005). Health risks from drinking demineralised water. Nutrients in drinking
water, 1(1), 148-163.
• Rosborg, I., & Kozisek, F. (2016). Drinking water minerals and mineral balance. Springer
International Pu, 1(1), 175.

Sepet 0

Sepetiniz şu anda boş.

Alışverişe Başla